Kasım 2011 için arşiv

Sana Dopingçi Diyenlerin Takımına Giderek Yenilmeyi Çoktan Hakettin, Ve Hayatın Boyunca Yenileceksin!

Fazla söze gerek yok!

Mersin BŞB:81-Fenerbahçe:83

Geçtiğimiz hafta deplasmanda kazanılan Karşıyaka maçından ve hafta içerisinde Caja Laboral karşısında kaybedilen maçlardan sonra az da olsa ümitlenmiştik. Maça da fena başlamadık aslında savunmamız her ne kadar berbat olsa da birinci ve ikinci periyodu 10 sayı , üçüncü periyodu ise 12 sayı ile önde kapadık. Fakat önce Kaya’nın sonra Vidmar’ın sakatlanması takımın üzerine kara bulut gibi çöktü. Uzun rotasyonunda kalan oyuncularımız Oğuz ve savunmada “Out of Order” olan Gist’ti. Onlar da fazla süre almak zorunda kalınca Gist 5 Faulle oyun dışı kaldı, ve maç sonunu Oğuz ile getirdik. Eğer Ukiç’in son saniye basketi olmasaydı kenarda belki de Cenk Renda ısınmaya başlayacaktı. Öyle bir maç oldu ki insanın bırakın yazı yazmayı, cümle kurası gelmiyor inşallah kısa zamanda düzeliriz deyip istatistiklere geçelim…

Fenerbahçe:

Roko Ukiç: 7 Sayı 1 Rib 5 Asist

Curtis Jerrells : 6 Sayı, 2 Rib

Ömer Onan: 12 Sayı, 1 Rib

Engin Atsür: 3 Rib

Gaspar Vidmar: 4 Sayı, 2 Rib

Kaya Peker : 2 Sayı , 2 Rib

James Gist: 17 Sayı, 6 Rib

Oğuz Savaş:15 Sayı, 8 Rib, 2 Asist

Bojan Bogdanoviç: 9 Sayı, 5 Rib, 1 Asist

Emir Preldzic: 11 Sayı, 5 Rib, 6 Asist

Mersin BŞB:

Asım Pars: 4 Sayı, 3 Rib, 3 Asist

Erdal Bibo: 1 Rib, 1 Asist

Demetri Lenell: 2 Sayı, 2 Asist

Can Maxim Mutaf: 2 Sayı, 1 Rib

Vincent Grier: 10 Sayı, 6 Rib

Anthony Grundy: 36 Sayı, 4 Asist

Barış Güney: 1 Asist

James Dixon Mays: 11 Sayı, 3 Rib

Mutlu Demir: 16 Sayı, 6 Rib

Lokavt Bitti NBA Başlıyor, Peki Kimler Gidiyor Kimler Kalıyor?

Lokavt sürecinde Avrupa’ya bir çok önemli oyuncu geldi. Bazılarının sözleşmeleri 1 yıllıktı , bazılarının ise lokavt bitene kadar. Önce listeyi bir ekleyelim sonra konuşulacakları başka bir yazıda konuşalım. Öncelikle sezon boyu Avrupa’da kalacakları görelim :

Sene Boyunca Avrupa’da Kalacak Oyuncular :

David Andersen (New Orleans) – Montepaschi Siena

Hiltan Armstrong (Atlanta) – ASVEL

Aaron Brooks (Phoenix) – Guangdong S. Tigers

Wilson Chandler (Denver) – Zhejiang Guangsha

Jon Diebler (Portland) – Panionios

Joey Dorsey (Toronto) – Baskonia

Chris Douglas-Roberts (Milwaukee) – Virtus Bologna

Dan Gadzuric (New Jersey) – Jiangsu

Pooh Jeter (Sacramento) – Joventut Badalona

Acie Law ( Golden State) – Partizan Belgrade

Chris Quinn (San Antonio) – Khimki Moscow

Brian Scalabrine (Chicago) – Benetton Treviso

Mustafa Shakur ( Washington) – Novipiu Casale

JR Smith (Denver) – Zhejiang Lions

Darius Songaila (Philadelphia) – Galatasaray MP

Garett Temple (Charlotte) – Casale

Sasha Vujacic ( New Jersey) – Anadolu Efes

Von Wafer (Boston) – Cremona

Sony Weems (Toronto) – Zalgiris Kaunas

Mario West (New Jersey) – Tezenis Verona

Bunlarda dadına doyamadığımız fakat tekrardan NBA’ye dönecek olan oyuncular:

Jeff Adrien (Golden State) – Benetton Treviso

Alexis Ajinca (Toronto) – Hyeres-Toulon

LaVoy Allen (Philadelphia) – Strasbourg

Leandrinho Barbosa (Toronto)- Flamengo

Nicolas Batum (Portland) – Nancy

Craig Brackins (Philadelphia) – Maccabi Ashdod

Chase Budinger (Houston) – Lokomotiv Kuban

Omri Caspi (Cleveland) – Maccabi Tel Aviv

Boris Diaw (Charlotte) – JSA Bordeaux

Goran Dragic ( Houston) – Caja Laboral

Semih Erden (Cleveland) – Beşiktaş Milangaz

Tyreke Evans (Sacramento) – Virtus Roma

Christian Eyenga (Cleveland) – Joventut Badalona
Rudy Fernandez (Dallas) – Real Madrid
Jordan Farmar(New Jersey) – Maccabi Tel-Aviv
TJ Ford (Indiana) – KK Zagreb
Sundiata Gaines (New Jersey) – Armia
Danilo Gallinari (Dallas) – Olimpia Milano
Dany Green (San Antonio) – Olimpija Ljubljana
Hamed Haddadi (Memphis) – Melli Haffari
Justin Harper (Orlando) – Strasbourg
Darnell Jackson (Sacramento) – BC Donetsk
Serge Ibaka (Oklahoma) – Real Madrid
Ersan İlyasova (Milwaukee) – Anadolu Efes
Andrei Kirilenko (Utah) – CSKA Moscow
Nenad Kristic (Boston) – CSKA Moscow
Gany Lowel (Phoenix) – Zastal
Ty Lawson (Denver) – Zalgiris Kaunas
John Leuer (Milwaukee) – Skyliners Frankfurt
Ian Mahinmi (Dallas) – Le Havre
Patrick Mills (Portland) – Xinjiang Flying Tigers
E’Twaun Moore (Boston) – Benetton Treviso
Thimofey Mozgov (Denver) – Khimki Moscow
Andres Nocioni (Philadelphia) – Peñarol
Lamar Odom (LA Lakers) – Beşiktaş Milangaz
Mehmet Okur (Utah) – Türk Telekom
Zaza Pachulia (Atlanta) – Galatasaray
Tony Parker (San Antonio) – ASVEL Villeurbanne
Nikola Pekovic (Minnesota) – Partizan Belgrade
Thabo Sefolosha (Oklahom) – Fenerbahçe Ülker
Kevin Seraphin (Washington) – Caja Laboral
Kyle Singler (Detroit) – Lucentum Alicante
Tiago Splitter (San Antonio) – Caja Laboral
Pape Sy (Atlanta) – Gravelines
Ronny Turiaf (New York) – ASVEL Villeurbanne
Ekpe Udoh (Golden State) – Bnei Hasharon
Robert Vaden (Oklahoma) – BK Nitra
Nikola Vucevic (Philadelphia) – Buducnost
Deron Williams (New Jersey) -Beşiktaş Milangaz
Yi Jianlian (Washington) – Guangdong S. Tigers

Yenilsen Bile Maçın Sonunda!

Onur mücadelesinde 12.hafta da geride kaldı bu maçla birlikte, Ankara’da bıraktığımız 2 puana ve rakiplerimizin henüz maçlarımızı oynamamış olmasına rağmen 13.haftaya da lider gireceğimiz garanti. Hal böyleyken, bu şartlarda, bu linç ortamında bizi hale ligin en tepesinde tutan futbolcularımıza bir kez daha gösterdikleri olağanüstü mücadele için teşekkür ediyoruz.

Zor bir maç olacağı belliydi Gençlerbirliği deplasmanının, hafta içindeki yasa değişikliği tartışmaları , Ankara’daki inanılmaz soğuk ve yaşanan sakatlıklar bu maçı çok daha zor hale getirdi bizim için. İlk yarıdaki Emre’nin şutu ve ikinci yarıdaki Stoch’un pozisyonu dışında gole pek yaklaşamasak ta özverili oyunumuzla rakibimizi de gole yaklaştırmamayı bildik. Maçın en güzel anları ise şüphesiz Alex’in topla verdiği tek kişilik dev gösteriydi, ayaklarına sağlık kaptan , hayat gerçekten seninle güzel!

Şimdi önümüzde bir Ankaragücü maçı var ve maalesef o maçta takımımızı Arena’ya yollayacağız, deplasman yasağının en ağır zararını 10 gün sonra hissedeceğiz belki de , Ankaragücü maçında bağrımıza basıp, her türlü desteği vereceğiz ama o gün yanlarında olamayacağız futbolcularımızın. Bu yüzden Ankaragücü maçı farklı önem arz ediyor , hem puan kaybedilen haftadan sonra takımımızın yanında olabilmek hem de futbolcularımıza derbi öncesi son kez destek olabilmek için tüm gücümüzle Kadıköy’de olacağız… !

Bu arada unutmadan ekleyelim, KOCAMAN umutlarımızın sahibisin!

Kader Maçı : Caja Laboral-Fenerbahçe

Eureoleague’deki ilk maçlar tamamlandı ve şimdi rövanşlara geçiyoruz. Grubun ilk maçında Abdi İpekçi’de 66-69 yenildiğimiz Caja Laboral’e karşı deplasmanda oynayacağımız maç belki de bizim kader maçımız olacak. Ya bu akşam yenilip 3. veya 4. olacağız, ya da bu akşam kazanıp gruptan çok büyük bir ihtimalle lider veya 2. olarak çıkacağız.

İlk maçtaki verilere baktığımızda elimizdeki en önemli istatistik asist sayıları olarak gözüküyor. Fenerbahçe’nin bu sene kelimelerle tarif edilemeyen hücumda yaşadığı kabızlık Laboral maçında da zirve yapmıştı. Maç boyunca toplam 5 asist yapan Fenerbahçe’ye karşı Prigioni tek başına 7 asistle üstünlük kurmuş, takım halinde ise toplamda 14 asist yaparak hücumda etkinlik, ne yaptığını bilirlik anlamında bizi adeta ezmişlerdi. (Tabi ne olursa olsun o akşam ki Caja’nın çok matah bir basketbol oynamadığını da eklemek gerek.) İçeride oynadığımız son Cantu maçında da buna benzer bir kısırlık yaşamış fakat savunmadaki isteğimizle maçı kazanmasını bilmiştik. Bu arada geride kalan 5 maçta sadece yine içerde oynadığımız Nancy’ye karşı asist konusunda üstünlük sağlayabilmişiz. Prigioni’nin yaptığı 7 asistin yanında 6 top çalma istatistiğini de eklersek 34lük kurdun bize ne kadar büyük zorluklar çıkarttığını daha da iyi anlayabiliriz.

Bir de Teletoviç gerçeği var tabii ki. Caja’nın potamıza gönderdiği 69 sayının tam 3’te 1’ini atan Teletoviç bu sene tutulamıyor. Grupta geride kalan 5 karşılaşmada en az skorla oynadığı maç Olympiakos maçı ve attığı sayı:20 ! Kendileri bu maça kadar 23 sayı ortalaması tutturmuş durumda ve aslında bizi bu maçta bekleyen en büyük tehlike diyebiliriz.

Caja Laboral’in bu maç bizim için hazırladığı bir de sürprizi var: Goran Dragiç! Houston’dan geçtiğimiz hafta transfer edilen Goran Dragiç de -büyük bir ihtimalle- Prigioni’nin halı hazırda mevcut durumda bulunduğa guard rotasyonuna girdiği vakit, formsuz Ukiç umarsız Jerrels’a karşı nasıl bir üstünlük kurabileceklerini tahmin etmek güç değil tabii bizimkiler kendilerine gelmezlerse…

Evet durum böyleyken böyle , bu sene hücumda yaşadığımız şuursuzluk, şaşkınlık hali bu maçta da devam ederse kazanılması imkansız bir maç olarak gözüküyor ilk bakışta. Hücumda biraz geçen seneyi anımsatır, savunmada ise her zamanki alışılmış Fenerbahçe sertliğini gösterirsek -ki burada Vidmar inanılmaz önem arz ediyor, bu maçta alacağı süreler belki de kaderimizi belirleyecek- , pick&roll savunmalarında uyumazsak ve dış oyuncularımız biraz şut sokarsa ve Sefolosha standırdını korursa neden olmasın bir galibiyet? Ya da her şart galibiyetin olmaması için bir neden miydi bilemedim…

Kazanılması zor bir maç ama imkansız değil, kendimize gelip kendimiz gibi olalım ve şu maçı kazanalım. Herkesin birbirini yendiği grupta bu maçı kazanmak, fazla uzatmadan söyleyeceğim bana göre liderlik demek ve evet bu yüzden bu maç bizim kaderimizi belirleyecek…

 

Bu video da Goran Dragiç’i tanımak isteyenlere gelsin… Fazla izlemeyin düş kırıklığı yapabilir…