Posts Tagged ‘ ittifak ’

Liderden Sevgiler…

“Çehreler başka,

Armalar formalar rengarenk,

Sade bir hadise var ortada: rakip denk”


Çarşamba günü böyle demiştik , ve uyarmıştık yarın pek iyi şeyler olmayacak gelişinden belli diye… Ve Perşembe de geldi nihayet , iki kulüp ortak açıklama yapmış , Federasyondan ve hakemden şikayet etmiş başarısızlıklarını yine farklı etmenlere bağlayarak bir şeyler karalamaya çalışmışlar.Bu yazı işleri kolay işler değil tabi ama biz burada ne kadar beceriksizce yazılar yazmaya  çalışsak çabalasakta bu iki kulübün yazdığı yazıların toplamının IQ seviyesine düşmemiz mümkün değil, bakın ortalaması demiyoruz toplamı diyoruz!

Şimdi isterseniz kısaca ilk yarıya dönelim ; Trabzon’a özellikle son maçlarda bariz şekilde penaltı olmayan pozisyonlarda penaltı veriliyor, Trabzon kazanıyor, seri yakalıyor, Fenerbahçe susuyor , medya hakem konuşmuyor, Colman’ın ara pasları Selçuk İnan ve Ceyhun’un müthiş orta alan zekasından dem vuruluyor, Şenol Güneş aman ne de güzel bir insan ne de iyi bir hoca lakırtıları ediliyor, Sadri Şener bir Şirin Baba gibi lanse ediliyor; kısacası her şey güllük gülistanlık , futbolun kalitesinin üst seviyede olduğu bir lig olduğu konuşuluyordu.Ne Beşiktaş için şampiyonluk yarışından geride kalmış olması önemliydi , ne de Galatasaray için… E haliyle Fenerbahçe 9 puan farkla üçüncü olduğu için pek önemsemediler, halbuki Beşiktaş’ın geriden gelip lider olabileceğimizi daha önceden tahmin etmesi gerekirdi, tecrübeleri vardı bu konuda, çok ilginç…

Fakat ikinci yarının ilk haftasıyla birlikte gündem futboldan kayıp hakem ve federasyon odaklı olmaya doğru evrilmeye başlamıştı bile… İkinci yarının başından beri 7 maçtır futbol olarak hiçbir şey ortaya koyamayan Trabzonspor, 9 puan kaybedince tabii ki futbol değil başka işler gündeme getirilmeye çalışılıyor. Trabzon’u ve Beşiktaş’ı futbolumuzla ezdiğimizi söylemektense işin farklı boyutlarıyla ilgileniyorlar , çünkü işlerine öyle geliyor. E tabi maskeler de düşüyor , şirin gösterilen Şenol Güneş ve Sadri Şener’in gerçek yüzleri, Trabzon’un yenilmez bir takım olmadığı, bazılarının ise HİçBİR ŞEY olmadığı anlaşılıyor.

Pazar akşamı oynanan Beşiktaş-Trabzon maçının öncesinde bazı taraftarların futbolculara “ Şu maçı Allah rızası için alın, Fener’e bırakmayın. 9 puanlık farkı nasıl kapattırdınız?” demesi midir yoksa bu sözü “Sadece Beşiktaş” pankartının altında söylemiş olmaları mı ironik olanı biz bilemedik. Yine bir diğer taraftarın Şenol Güneş’e “İyi oynayın, bizden zarar gelmez!” demesi bilinçaltlarına yerleşmiş Fenerbahçe düşmanlığını açıklamaya yeter mi? Yetmez mi sevgili Beşiktaşlılar? Siz bu yetip yetmeme konusunda çok çabuk karar değiştiriyorsunuz ondan soruyoruz, sonra vay efendim “Yetmez” diye bağırmayın…

Şimdi gelelim o zeka dolu , mantık harikası açıklamalara … Hadi diyelim Trabzon, Fenerbahçe’nin bir rüzgarıyla lig buralara geldi, bir sonraki rüzgarda halimiz nice olur diyerek böyle bir açıklama yapmak zorunda hissetti kendini, kendi lehine yapılan hataları görmezden gelerek.15-20 yılda bir şampiyonluk heyecanı yaşayan bir kulübün, üstelik şampiyonluklarına bu kadar eminken, kendilerine göre Türkiye’nin 4’te 3 ‘ünün Trabzon’un şampiyonluklarını istiyorken – ki bu hesaba göre Fenerbahçelilerin de önemi bir çoğunluğunun Trabzon’un şampiyonluğunu istediği gerçeği çıkıyor- , bir anda durumun buraya gelmesi  şiddetli etek tutuşmasına sebep olmuş, bazı kayışları koparmış olabilir. Büyük kulüp olmadıklarını böyle basiretsiz, izansız açıklamalarla gözümüze sokmalarına gerek yoktu aslında , biz zaten biliyorduk :

” Her Zaman Her Yerde En Büyük Fener!”

Bir de Beşiktaş’ın ironi ve mizah dolu açıklaması geldi ardından… Gülsek mi ağlasak mı bilemedik doğrusu. Beşiktaş-Trabzonspor maçında hakem her iki takım adına da hata yapıyor, her iki kulüpte bundan şikayet ediyor ama ortak suçlu Fenerbahçe oluyor. Sen hiç buzda dans seyrettin mi diye sorarlar adama , senin hiç o karda kışta kıyamette o kadar mücadele ettiğin maçın oldu mu diye sorarlar, dünya takımı dediğin takımın bugün Türkiye Kupası’ndan başka hedefi yokken bunun tek sorumlusunun Fenerbahçe olduğunu söylemek ne kadar örtebilir başarısızlığınızı ?Sen futbol olarak hiçbir şey ortaya koyma, mücadele etme , sen 24 maçta 9 kere yenil sonra Fenerbahçe…  Bu nasıl demokrasi,nasıl bir diktatörlük, nasıl dünya kulübü  ? (Bu son cümle tamamen Beşiktaş’ın üslubuna yakın olabilmek amacıyla çok sevdikleri terimleri kullanılarak yazılmıştır.)

Öyle görünüyor ki , iş yine ortak pankart açma noktasına kadar gelecek . Bu noktada daha önceden yaptığımız uyarıyı tekrar yapmakta fayda görüyoruz. Pankart mevzularındaki hassasiyetimizi hepiniz biliyorsunuz, artık Türk Futbol sahalarında zekadan , yaratıcılıktan, mizahtan, görsellikten uzak pankartlar kesinlikle görmek istemiyoruz. Eğer bu konuda üzerimize düşen bir görev varsa geri durmayacağımızın da bilinmesini isteriz.

Umarız sizlere de rakibinizi yenince başkalarını da yenmiş sayıldığınız sezonlarda şampiyonluk mücadelesi vermek düşer , ama bunun için büyük olmanız , onun için de büyük düşünmeniz lazım…

Liderden sevgiler…